8 Mart 2016 Salı

Dünya Kadınlar Günü

Merhaba, Dünya Kadınlar günün son saatlerinde bir şeyler yazma gereksinimi duydum. Dünya Kadınlar günü tarihçesine buradan ulaşabilirsiniz.


Ben herkesin bildiği şeyleri tekrar dile getirmek istiyorum. Kadınların, her toplum tarafından ezildiği ya da en azından bazı haklardan mahsur bırakıldığını biliyoruz. Bence bu olaya sebep olan olaylar zinciri bundan çok çok çok eskilere dayanıyor.. Evrimsel süreçte erkeklerin fiziksel olarak daha güçlü olmalarıyla başladı ayrımcılık... Beyin adlı organ içerisindeki kimyasallar ile oluşan, kıskançlık, ego, korku ve benzeri duyguların orantısızlığı ile eğitim haklarına kadar her şeylerine müdahil olduk. Şimdilerde kadınları aşağı görenlerde bence henüz zekasal olarak evrimsel süreçlerini tamamlayamalarından.. 3. dünya ülkelerinde kadınların özgürlüklerinin iyice sınırlandırılmasının sebebinin de tamamen din olduğu kanısındayım, özellikle de islam... Burada gerçek islam bu değil tarzında tartışmalara girmek istemiyorum fakat islamiyet'te halifelik kavramı hiçbir zaman oturmadığı için ve şuan da bir halife olmadığı için, islamiyet adına her kafadan bir ses çıkıyor ki, fetva vermeye dair hiçbir yetkileri yok.. Fetva vermesine izin verilen bu adamların da örümcek beyinli olmaları ile birlikte, karabatak gibi sürekli karanlığa giden bir döngü içerisinde bıraktılar toplumları... Kendi adıma birilerine iyi ya da kötü insan demenin doğru olmadığını düşünüyorum. İyi eğitim almış ya da alamamış olarak değerlendirmek lazım... Elektronik cihazların, kitapların, dergilerin, daha doğrusu yabancı kaynaklı içeriklerin yakıldığı bir yerde eğitimi nasıl savunabiliriz ki... Burada idolojilerden bahsediyoruz.. Kadınlarımızı kendisi ile eşit görmeyenlerin idolojilerini değiştiremediğimiz sürece bu sorunu asla çözemeyeceğiz.. Anneleri yetiştirmeyi bıraktığımızdan beri bir adım ilerleyemiyoruz toplum olarak... Mustafa Kemal Atatürk, bazı kesimler tarafından gereksiz görülen, şapka ve kıyafet devrimi ile harf devrimini yaparak, arap kültürü ile aramıza öyle bir set çekti ki, türk olduğumuzu farkettik.. Şimdilerde yine, bu devrimlerin öyle ya da böyle geriye döndürmek için yine ellerinden geleni yapıyorlar... Özellikle Türk Kadınları Mustafa Kemal ATATÜRK'e çok şey borçlular...



Konunun dışına çıkıyor gibi hissettim kendimi :) Dostlar, facebook ve çevrenizdeki Atatürk düşmanlarına lütfen iyi bakınız... Müslüman olduklarını iddaa edeceklerdir, lüften Hayatlarında hiç kur-an'ı okumuşlar mı sorun? Osmanlı torunu olduğunu iddaa edeceklerdir. Lütfen 36 adet osmanlı padişahından hangilerini tanıyormuş sorun.. Büyük olasılık 4-5 padişahta takılacaktır. En son hangi kitabı okuduklarını sorun ya da bu soru biraz ağır gelebilir :) Lütfen onlara en son hangi konu hakkında kendilerini geliştirmek için çaba harcadıklarını sorun... Hayata kaç farklı pencereden bakabildiklerini sorun... Ya da boşverin soruları... Onlarıda boşverin... siz yeni nesile odaklanın, sorgulamanın ne olduğunu, neden sorusunun birden fazla cevabı olabileceğini, vicdanın ne olduğunu kendilerinin bulmaları gerektiğini, öğrenmenin asla bitmeyeceğini, yerdeki çiçek ile uçan kuş ile aynı dünyada yaşayacaklarını öğretin.. O zaman kadınlar günün kutlanma amacını belki değiştirebiliriz.

Tüm Kadınların Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun...

Son Zamanların En İyi Kitapları

Merhabalar,
Dünya klasiklerinden geri kaldığımı düşündüğüm için son zamanlardaki kitap seçimlerimde tercihi o doğrultuda tutmaya çalıştım. Şimdi sizlerle okumaktan zevk aldığım son 5 kitabı paylaşmak istiyorum.

1) Don Kişot - Cervantes (Wikipedia)


2)Alışkanlıkların Gücü - Charles Duhigg İlgili Link


3) Devlet - Platon (Wikipedia)


4) Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları - John Perkins (İlgili Link)
5) Diriliş - Tolstoy (İlgili Link)


Eğer bugüne kadar okumadıysanız, okumanızı tavsiye edebileceğim kitaplar... Ayrıca Kitap Okumak'tan konu açılmışken seo çalışmasını da yapmış olalım :)

5 Mart 2016 Cumartesi

Nerelerden Öğreniyorum



Merhaba arkadaşlar, daha önce öğrenmeyi öğrenmekten bahsetmiştik, şimdi neleri öğrenmem gerektiğine nasıl karar verdiğime ve başlıca kaynak noktalarımı nasıl bulduğumu ya da nasıl araştırma yaptığımdan bahsetmek istiyorum. Herkes gibi bir şeyleri matrix'te olduğu gibi, kafama yerleştirilen bir kablo ile öğrenmiyorum.(İnanması güç ama bu konu üzerinde yapılan çalışmalar varmış. Deneyimli bir pilotun bilgilerinin deneğe aktarılıyormuş.) Takip ettiğim izlediğim bir çok farklı kanal ve kişi var. Toplum olarak öğrenmemize engel olan en büyük sorun bence okuma alışkanlığımızın hiç olmaması hatta şöyle ki, bilgisayarın size vermiş olduğu hata uyarısını dahi anlamaya çalışmadan kapattığımız için, o kadar fazla zaman kaybediyoruz ki... Halbuki okuyup sorunu anlamaya çalışsak, sorunu çözeceğiz ama asla böyle bir zahmete girme çabası içerisinde olmuyoruz. Genelde deneme yanılma ile öğrenmeye çalışıyoruz.(ki bence buda çok güzel bir yöntem lakin bazen gereksiz zaman kaybına neden oluyor) Kaynaklara geçmeden önce konuyu şu şekilde ayırmak istiyorum. Bildiğim bir konu üzerine yeni bilgiler mi eklemeye çalışıyorum yoksa, sıfırdan bir şey mi öğrenmeye çalışıyorum. Öncelikle buna çok dikkat ediyorum. Sonraki kararlarım bunların üzerine ilerliyor. Sıfırdan öğrenecek olduğum konularda genelde, dinazorlara anlatır gibi anlatılanları seviyorum. Bildiğim bir konunun üzerine bir şeyler öğreniyorsam bu genelde forum sitelerinden ya da google'da çıkanlar üzerinden oluyor.(Google'da etkili arama yöntemlerine bi göz atın) Sıfırdan öğrenmelerde google'dan önce mutlaka youtube 'a soruyorum. Konu anlatımlarında görsel kaynakların daha yararlı olduğunu düşünüyorum. Onun için öncelikle youtube kanal listemin bir kısmını sizinle paylaşmak istiyorum.

https://www.youtube.com/user/pluralsight
https://www.youtube.com/user/acikakademitv
https://www.youtube.com/user/daronyondem (*)
https://www.youtube.com/user/kudvenkat (*)
https://www.youtube.com/user/borakasmer (*)(http://www.borakasmer.com/)
https://www.youtube.com/user/thenewboston (*)

Alsına bakarsanız buna benzer daha bir çok kanal var fakat Yıldızlı olanlar sektörde daha fazla para kazanmamı sağlıyor. Bu adamları mutlaka takip etmelisiniz. Ayrıca bazı kursları da parayla satın alıyorum. Bunlar içinde Udemy.com ve pluralsight.com tavsiye edebileceğim diğer kaynaklar.. İlla bir yerlere kursa gitmenize gerek yok. Bir çok alandaki kaynak ingilizce olduğu için, öncelikle ingilizce olayını halletmeniz lazım. Bunun içinde benim tercih ettiğim kaynak duolingo.com hatta buraya üye olursanız beni takip etmenizi de tavsiye ederim. https://www.duolingo.com/BirkanAYDIN Buradan benim ne kadar yavaş öğrendiğimi anlayacaksınızdır. Ayrıca bu yöntem yine youtube'dan takip etmiş olduğum Barış Özcan  (https://www.youtube.com/watch?v=oNmXH2uN0Do)'ın zinciri kırma konusunu farkında olmadan yerine getirmiş olduğum yer.(Barış Bey'i de takip etmeyi asla ihmal etmeyin) Diğer kaynaklarım genelde, o teknolojinin ana sayfalarından ibaret... inploid.com'da epey zaman geçiriyorum bundan daha öncede bahsetmiştim. Belki farklı bir yazıda da kaynakça olarak kullanıdığım alanlardan bahsederim. Kısacası başlıca kaynaklarım bunlardan ibaret. İnsanların çoğu kaynaklarını paylaşmak konusunda bencil oluyorlar fakat bence bu gelişimi durduran en önemli sorunlardan birisi, neden diye olacaksınız. Artık bu yazıyı okudunuz ve hemen hemen aynı noktadayız sayılabilir ve benim kendimi geliştirmek için daha fazla kaynak arayışına girmem gerekiyor :)

 Çevrenizde bilgili kişileri tutmanız gerçekten çok önemli, bu bloglar ve youtube kanalları daha doğrusu kaynak üretip paylaşan kişiler olmasaydı ne durumda olurdum bilmiyorum. Hiç farkında olmasalarda o veya bu şekilde benim daha iyi biri olmamı sağladıkları için kendilerine sonsuz teşekkürlerimi buradan da iletmek isterim. İnsanların paylaşması gerçekten mükemmel bir şey ve bunu herhangi bir maddi karşılık beklemeden yapmaları ise daha mükemmel bir şey çünkü bu paylaşım bilincinin oluşması gerekçen çok önemli... Umarım sizlerde birgün blog yazılarınızla ya da youtube kanallarınızla ufkumuzu genişletir bizi daha iyi yerlere getirirsiniz. Bağış yapmaktan korkmayın, emin olun paranız yabana gitmeyecektir diye sözlerime son vermek istiyorum. Sağlıcakla kalın..

1 Mart 2016 Salı

Mutlu Olmak




Sizce mutluluk nedir ya da mutlu olmak nedir? Bu soruyu daha önce kendinize hiç sormuş muydunuz? Ben sordum ve inanın uzun bir süre cevap veremedim kendime :) Bence mutluluk sadece bir eşikten ibaret.. Mutluluk Eşiği diye bir şey var ve biz bu eşiği o veya bu sebeplerden hep yüksek tutma çabası içerisinde oluyoruz. Halbuki mutlu çocuklara baktığımızda bu eşiğin ne kadar aşağılarda olduğunu görebiliriz.

Günümüzde aileler, çocukların mutluluk eşiğine çok müdahele ediyorlar ve çocuklarının mutsuz olmaları için ellerinden geleni yapıyorlar ki en son iphone 6 ile mutlu ettikleri çocukları iphone 6s'in çıkmasıyla tarifi mümkün olmayan bir mutsuzluk içerisinde.. Mutluluğun para ile değil, anılarla alakalı olduğunu öğretebilecek miyiz çocuklarımıza... Mutluluğun anahtarı bence az şeye sahip olmak, hemde çok az şeye sahip olmak... Yoksa köydeki çocukların bir balon ile mutluluğunu gözlerinden okuyabilirken, kolejli çocukların ellerindeki onca imkanlara rağmen mutsuz olmalarını nasıl açıklyabiliriz ki... Az şeyimiz olmalı, en azından beklentilerimiz çok az olmalı, karşılıklız bir şeyler yapmayı öğrenmemiz lazım.

Mutlu olmak için milyonlarca sebebimiz var. Güzel bir yemek hazırlamak gibi, bir çocuğu güldürmek gibi, eşinizi öpmek, yardım kuruluşlarına bağış yapmak vb. lütfen mutsuz olmak için kendinize sebepler sunmayın. Ortalama 80 yıllık ömrümüz göz açıp kapayıncaya kadar geçecek.

Hayat mutsuz olmak için çok kısa...