İnanılmaz Hafta Sonu

Cumartesi ve Pazar hayatım en güzel günleriydi. adeta benim için ilklerle dolu bir hafta sonu oldu. Senenin ilk denizi -Hayatımda ilk defa bu kadar erken denize girdim- Hayatımın belki de ilk ve son golf deneğimi, go kartta mucizeler yaratışım, Düden şelalesi, Assendos Kalesi, Antalya da yat turu, Dönemin ilk karpuzu J. Listem bu şekilde epey bir uzuyor sanırım. Neyse ben baştan sona kadar bir geziyi anlatayım.

Cumartesi sabahı dokuz gibi ev sahibi ve apartman sakinleri olarak 5 kişi Antalya gezimize başlamış bulunduk. Antalya otogarından bir arkadaşımızı aldıktan sonra benim inanılmaz güzellikteki İngilizcem ile bir turistimize yardımcı olduk-Çatır çatır döktürdüm filmlerin yararı oldu sanırım- sonra ki İlk durağımız Konyaaltı Plajı oldu.

Mekan olarak da Coşkun Abimizin yerine gittik Hem kendisi ile konuşma hem de fotoğraf çektirebilme imkanını bulduk. Yılın ilk yüzme aktivitesini gerçekleştirdikten sonra Limanın üzerindeki Atatürk Parkı civarında yabancısı olduğumuz Antalyada, kimler varmış kimler yokmuş diye çevremizdeki insanlara baktık. Baktık ve anladık ki yabancılarlar bizim ülkemizin güzelliklerinden daha fazla yararlanıyorlar. Daha sonra Pazar içerisindeki dükkanlara bakınarak Limana kadar inmeyi başarabildik.

Herkes de bir yat tutkusu görmeyin gitsin herkes yatlara biniyor. Ee bizim de neyimiz eksik hemen bir yat ayarladık oradan kendimize. Gerçekten bu Antalya yaşanacak yermiş dedirten manzaralar eşliğinde dalgalarla boğuşup 30-40 dakikalık turumuzun ardından sahilden ayrılıp 5m’li bir migrosa gittik. Kendimize birer menü aldıktan sonra Hemen yanında ki LunaPark’a attık kendimizi çarpışan taksilerle biraz zaman geçirdikten sonra yolumuzu arkadaşımızın evine yani serik’e doğru çevirdik.

Kısa bir yolculuktan sonra evlerinde inanılmaz bir misafirperverlikle karşılandık. Dönemin ilk karpuzunu da böylece tatmış olduk. Ev sahibini orada bırakıp araba bile belek, kadriye beach ve adını hatırlayamadığım birkaç yere daha gittik. Kadriye Beach deki go kart tam bir harikaydı. Artık ne kadar heyecanlandıysak hiç kimsenin aklına fotoğraf çekmek falan gelmemiş. O neden dolayı oradaki anımızı sadece kalbimizde yaşatabiliyoruz. Gece yarım bir gibi eve gelip kendimizi yataklarımıza atıverdik.

Sabah 9 gibi uyanıp kahvaltımızı da yaptıktan sonra arkadaşımızın ablası rehberliğinde çalıştığı otelin önce çiftliğine gittik. Çiftlikte birçok hayvan mevcuttu fakat bizim en çok ilgimizi çeken lolipop ismindeki maymundu. Bir arkadaşımıza kum atıp daha sonrada hepimize elma aromalı bir sıvı ile saldıran bu arkadaştan dolayı hemen bu mevkii yi terk etmemiz gerektiğini anladık.

İkinci durağımızda golf sahası oldu. Ben ilk başlarda yahu duran topa vurmanın neresi zor diye düşünürken sopayı(orijinal adının söylenişi klamp mıydı öle bir şeydi) elime alıp, ha ha diye kötü adam rolünde güldükten sonra sopayı saldım elimle de gölge ettim başıma top ne kadar uzağa gitmiş diye bakacağım bir baktım olduğu yerde duruyor. Bizler acemi grubu olarak bir süre yerdeki çimleri havalandırdıktan sonra bizi alıştırma kısmına aldılar. Epey bir zaman sonra topa vurabilmeyi başardım ve iki kişi kendi aralarında konuşurken bu alıştırmanın saatinin 120€ olduğunu duyduğumda bir ara sopa elimden düşmüş hiç hatırlamıyorum:) Allahtan arkadaşımızın ablasından dolayı torpilli olduğumuz için hiçbir ücret ödemeden sahayı yerle bir edip oradan uzaklaştık. Bu arada o golf arabası ile gezmenin tadı da bir başka oluyor hani.

Kadriye beach’in sahilinde bi durulanıp çıktıktan sonra Belkıs kalesi ve baraj denilen yere uzandık. Hemen hızlı hızlı bakındıktan sonra Serik’e dönüp arkadaşımızın ablasını bırakıp ailesi ile vedalaştıktan sonra düden şelalesine gittik Doğa Harikası olan bu yerlerde insan gerçekten bir huzur buluyor. Biraz ıslanıp biraz da fotoğraf çekildikten sonra Gerisin geri Evimizin yolunu tuttuk akşam 8:30 gibi Gezimiz son buldu. artık evdeydik. Fotoğraflarımızı bilgisayarlarımıza yükledik. Bir duş aldık ettik derken yatma vakti geldi. Yatağa girdim ve ilk aklıma gelen şey şu oldu. Dünyanın neresinde yaşanıyor olunursa olsun insanın en huzurlu olabildiği yer yatağı…
....İşte Gezi Resimleri....


























Yorumlar

ipek dedi ki…
Gezine bayıldım Birkan, ama aklımda en net kalan şey 120 euro'luk golf alıştırması :)
artık havalar da ısınıyor. havada uçan bir leylek görmüşsündür inşallah!
Birkan Aydın dedi ki…
Bu golf gerçekten zengin işi. Bir kişi sahaya girdiğinde ortalama 300-400 € bırakıyormuş. Ben o parayla tam bir ay geçinirim hemde paşalar gibi:) Sanırım leylekler daha henüz antalya'ya ulaşamadılar. Hiç denk gelmedi gezi sırasında.

ps:yazılımı bırakıp, golf hocası olabilirim. Getirisi yüksek:).

Popüler Yayınlar